Belliydi.
Belliydi uykumun kaçmasından. Eksik olan bir şeymişsin gibi girdin aklıma yine. Bahsinin geçtiği her cümleyi öyle yüklemlerle bitiriyorum ki, sen o cümlede sadece bir ayraç görevine bürünüyorsun. “Yazarın bu paragrafta anlatmak istediği” derler ya, sen anlatmamak için elimden gelensin her daim.
İnsan kendi düştüğü zaman ağlamazmış. Öyle ya, sarılacak birini de bulamazmış. İnşallah düşmezsin. Kendimi sarıp sarmaladım ben. Sana ayırdığım yer de doldu artık. Kusura bakmazsın umarım. Olur da o sargıları açarsam eğer, yeniden ışığa ihtiyaç duyarsam güneş olsan anlam ifade etmeyeceksin.
Pek fazla nefret edemem bilirsin. Etmeyeceğim yine. Ama senden sebep değil bunu da bilesin.